İzin Düşümü

Yol yolcuyu yolculuğunda silmeden ezen,
zamanın mekan üzerinde vaktiyle bıraktığı iz;
Harita ise bu izlerin iz düşümü;
Her keşif kendi haritasını çizdiğinde
iz surete değil, asla ait olduğundan
izler gelenlerin, yollar gideceklerin olur.

Ayna ve yol arasında ilişki kurduğunda insan
kendini kendine ötekileştirir;
Ayna insanın kendini,
kendinden kendine mekansal olarak öteler,
zamansal olarak erteler;
Böylece insanın kendi kendiyle farkının
farklı farkındalığına yol açar,
mesafenin yakınlığından dolayı
zamansal erteleme farkedilemez.

Yol kendinden geçici olarak farklı yollara ayrılıp
yine kendine kavuşmak için
kendini kendinden ayıran ve
kavuşturan ile bir ayna gibidir;
Yol boyunca yolcu askıda kalır,
kendi boy aynasında
asılı durur, sessizce.

Aynaya bakma isteği ve yola çıkma
bu yönüyle benzeşir.

Yol ayrıklık,
ayrıklık ise fark;
Her zıt farklı,
fakat her farklı zıt olmadığından;
Geldiği kendinden
yine yeniden geldiği kendine
kendindeki farkı farklı kılan yol
farkındalık yolu…

kendi—ara·yan—kendi

Doğru yolun doğru değil dairesel olduğu
yayın eğriliği doğruluğundan” düsturunca dairesel yol tutuş
varlığın içsel arayışının yokluğu dışavurumuyla
kendi açıklığına açıldıkça kendini açığa çıkarır.

Ol emrinin arz ve sema arasına inmesiyle
kendini arzın kendi tarzıyla kendini talebi
merkezi yarıçap üzere bir tertiple
dert ve derman terkibi dava edilerek
evvele doğru kendi manasına kendini ara-yan olarak teşkil eder.

Kendine değmeden dokunarak dokunmadan değen bu teğet geçiş
varlığın yoklanarak bozulup yokluğun varlığıyla oluşarak
kendi-kendi ile olduğu gibi olan nihai nahiyesine nail olur.

Kaynağın sıraya girmediği bu yolculukta insan
akşam güneşinin battığı batıda öz kaynak olarak sıraya girer
sabah güneşinin doğduğu doğuda ise kaynak olarak sıraya girmez.

Yapı-m-yıkı oluş bozuluşunda yolculuk, yolcu, yol, ol, O ve O/O değil
buğul örtenceyle örtülendiğinde kararın fark ve farkın karar arayışıyla
evvele doğru hareketsiz-hareketli yarı-çap olarak konumlanır.

Harf kelimesini oluşturan HaRFlerin
tıpkı FeRaH ve ReFaH kelimelerinde olduğu gibi
FaHRi olarak aynıyla farklı tekrarının farkıyla tekrar değişimi
mana dönüşümüyle sonuçlanır.

“Kavuşsaydık ayrılığa tattırırdık ona kendi acısını” üslubuyla
bilenin taşıyamayıp taşıyanın ise bilemediği
sadece taşıya-bilenin görürmüşcesine göre-bilip yapa-bildiği…

Varlık ve Yokluk ile Mümkün

Varlık Yokluğun Varlığı
Yokluk ise Varlığın Yokluğu

Varlık Yokluğu Var eden
Yokluk ise Varlığı Yok eden

Varlığın kendi Varlığı Yokluk
Yokluğun kendi Yokluğu ise Varlık

Mümkünün sayısalı işaretsiz bir
Varlığın sayısalı işaretli +bir
Yokluğun sayısalı işaretli -bir

Gerek Varlığın gerekse Yokluğun
mutlak değeri ise Mümkün

Fena’nın sayısalı işaret kabul etmeyen sıfır
Beka’nın sayısalı ise işaret kabul eden sonsuz

Mümkünün Fena’ya nispeti Beka
( sonsuz = bir / sıfır )
Beka’ya nispeti ise Fena
( sıfır = bir / sonsuz )

Mümkünün olması
Varlığın Fena’ya nispeti
( +sonsuz = +bir / sıfır )
Mümkünün olmaması ise
Yokluğun Fena’ya nispeti
( -sonsuz = -bir / sıfır )

Bir şeyin olmasıyla olmamasının
müsavi olması ise ( ±bir )

bağlaç bağlar lakin açar da
bağlayan ve
açan ile

bağlanan Varlık ve Yokluk
açılan Mümkün ile
bağlananı bağlayanı bağlayan…